9.02.2010

Şu an alttaki yazılar ve her şey çok uzak.Belirsizlikler son buldu.Herkesin nerde ne yapacağı belli oldu.Böyle hayal etmemiştim bu yazı.Her şey bitince dünya çok daha güzel bir yer olmalıydı,olmadı.
Aylardır evde oturup boş boş sabit bir noktaya bakıyorum.Canım hiçbir şey yapmak istemiyor.Zerre kadar heyecanım yok.Yeni bir şehir ,anneni babanı istemiyordun bak onlar da yok işte.Peki neden bu mutsuzluk?Amaçsızlık diyordu O.Ö . Ama amaçsızlık değil bence.İçten içe çok şeyin değişeceğini bile bile aslında hiçbir şeyin değişmeyeceğini anlamak belki de.Aylardır ilk defa yazıyorum ben şu an.Oysa beni en çok mutlu eden şey bu değil miydi?Peki kalemi her elime aldığımda bu bilgisayarın başına her oturduğumda nedir beni durduran?
Hiç bitmeyeceğini sandığın şeyler biter.Ama artık aynı şeyleri yaşamaktan yorulup bıkman; bir şeyden ya da kişiden uzak durmak istemen onu yok etmez.Sen bir daha asla görmemek üzere vedalaşırsın onunla ve BUM. Yine çıkar karşına.Dalga geçer gibi.Sana ''Bak her şey nasıl da aynı.Sen hala nasıl da acizsin.'' der gibi.
Birine değer verirsin.Sonra olan olur ve biter.Ama senin ilgin o kadar çok beslemiştir ki egosunu her şey bitse bile üstüne gelir.''Hayır'' der.''Bak hala bakamıyorsun gözlerimin içine.''
Her şey normaldi.O da artık herhangi bir insandı hani?Peki neden bilinçaltın ısrarla inkar etti bunu?Neden hatırlamadığın o gecede sen oldun konuşmak isteyen?Neden acizsin hala?İnsanın kendine sorduğu sorulara cevap verememesi acıtıyor bir süre sonra.
Çok fazla şey yaptım ben.Herhangi birini söyleyebilirdi arkamdan canımı yakmak için.Ama o hiç olmamış bir şey anlattı insanlara.Yapmadığım bir şeyi anlattı.İnsanlar arkamdan ne der diye düşünmekten çok onun bunu neden yapmış olabileceğini anlamaya çalışıyorum.Bana bağırdığını hatırlıyorum''Sen benim kaç yıllık lise arkadaşımı elimden aldın.Ne kadar belli beni hiç tanımadığı.Sokakta geçen şu adamdan bir farkım yok gözünde.Ama belli ki bir öfke beslemiş içinde.
''Hala adımı duyduğunda,yüzümü gördüğünde canın acıyor,acımasın!''
Ağzımı kapayıp beni geri gönderirdi başkası olsa.Ama o bu halimle konuşmaktan,beni hırpalamaktan zevk alıyor adeta.Ve sonra ertesi gün hiçbir şey olmamış gibi bakabiliyor suratıma.Ve biliyorum ki şimdi o şehirde de bulacak beni laneti.Bir insan sadece değer verdiği için bu kadar acı çekmeli mi?
Çok hata yaptım ben.Düzenli olarak hata yaptım hatta hayatımın bir döneminde.Artık istemiyorum.Geçmişinden bağımsız bir hayatı olamaz mı insanın?Farklı biri olamaz mıyım hakkaten artık ben?Büyük konuşmuyorum;çünkü o büyüklükte boğulan hep ben oluyorum.Yeni insanlar girecek hayatıma.Onlara güvenebilecek miyim bilmiyorum.Şu an sanki herkes onun dediğine inanıyor ve yargılıyor beni.Ona mı kendime mi daha çok kızıyorum bilmiyorum.Bazı şeyler sanki sonsuza dek belirli aralıklarla hep tekrar edecek.O hep yakında olacak,ben içip ona hakaret etmeye başlayacağım,o masallar uyduracak.Ona bir şey olmayacak ama ben yalnız başıma bir yerlerde...Bunu yazmak bile o kadar bıktırıcı ki artık.Roberto'dan bahsedebilmek çok daha kolay olurdu.Ama bütün bilinçaltım onun etkisi altında,onun kalıntısı hakim.
Eğer bu yazıyı okuduysanız, beni ya da onu tanıyıp tanımamanız hiç farketmez,hiçbir tepkiyi geciktirmeyin hayatınızda.Çünkü eğer ben daha en başında bağırabilseydim suratına bana tüm yaptıklarını bu kısır döngüde sıkışıp kalmazdım.
2 yıldır ne yıldızlı ayakkabılarım ne de o canımı acıtmayı bir an olsun kesmedi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder