her gün önünden geçmek zorunda olduğumuz yerler , bir şekilde sürekli karşımıza çıkan o şarkılar , her şey ama her şey fazla üstümüze geliyor bazen.
'the eternal sunshine of the spotless mind' değil ki yaşamak zorunda olduğumuz hayat;öyle sildirelim bitsin.
o iğrenç romantik komedilerden birinde değiliz ki; intikam aşkıyla dolup taşalım,sonunda da aa biz halbuki çok aşıkmışız deyip mutlu sona kavuşalım.
bizim dünyamızda,gerçek olanda, hafızanın derinliklerine yapacağın yolculuk kaçınılmaz ve katlanılmaz.
al işte yine o şarkılar.
ve televizyonda yine basketbol koçuyla çıkan ponpon kızların limuzinle gittikleri ve bütün gece içip eğlendikleri o mezuniyet balolarını anlatan saçma filmler.
neden ve nasıl ezberlediğimi bilmediğim uyaksız dizeler.
neden bahsettiğimi unuttum şu an ve yazının başını okumamaya kararlıyım.
yazının başını hatırlayamazken neden unutamayız ki en acınası hatıraları ?
ya da ben neden 1. çoğul şahıs kullanıyorum en öznel konulardan bahsederken?
soruları hiç unutmam da cevaplar ..
10.04.2009
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder